splendour
Çeviri
ihtişam, görkem, parlaklık
Örnekler
The splendour of the palace was breathtaking.
Sarayın ihtişamı nefes kesiciydi.
They enjoyed the splendour of the mountain scenery.
Dağ manzarasının görkeminin tadını çıkardılar.
Dilbilgisi Kalıpları
the splendour of ((sth.)) ((bir şeyin)) ihtişamı The splendour of the palace was breathtaking.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: magnificence, grandeur, brilliance
Etimoloji
Latince 'parlamak' anlamına gelen 'splendere' kelimesinden gelir. Parlak, göz alıcı bir niteliği ifade eder.
Hafıza İpuçları
'Splendid' (görkemli) bir manzaranın 'splendour' (ihtişam) dolu olduğunu düşünün. '-our' son eki İngiliz İngilizcesinde yaygındır (ör. colour, honour).