verb

split

bölmek, ayırmak, paylaşmak, yarmak

He split the log with an axe.

Kütüğü bir baltayla yardı.

Let's split the bill.

Hesabı paylaşalım.

The party split over the issue.

Parti bu mesele yüzünden bölündü.

My trousers split when I bent down.

Eğildiğimde pantolonum yırtıldı.

((bir şeyi)) yarmak He split the log with an axe.

((bir şeyi)) paylaşmak Let's split the bill.

((bir konu)) yüzünden bölünmek The party split over the issue.

Eş anlamlılar: divide, separate, cleave; Zıt anlamlılar: join, unite, merge

Orta Hollandaca'da 'yarmak' veya 'parçalamak' anlamına gelen 'splitten' kelimesinden gelir.

Bir arkadaşınızla bir banana split'i 'split' ettiğinizi (paylaştığınızı) hayal edin. Kelimenin kendisi ortasındaki 'l' harfiyle ikiye bölünmüş gibi görünüyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.