adjective

spoiled

şımarık, bozulmuş

He is a very spoiled child.

O çok şımarık bir çocuk.

The milk has spoiled.

Süt bozulmuş.

şımarık bir ((isim)) aşırı hoşgörü gösterilmiş bir kişiyi tanımlamak için kullanılır He is a very spoiled child.

((bir şey)) bozulmuş artık taze olmayan yiyecekleri tanımlamak için kullanılır The milk has spoiled.

Eş anlamlılar: şımarık, arsız, bozuk, çürük; Zıt anlamlılar: uslu, taze

'Şımartmak' veya 'bozmak' anlamına gelen 'to spoil' fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir.

İki ana anlamı hatırlamak için 'şımarık bir çocuk' (spoiled child) ve 'bozulmuş süt' (spoiled milk) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.