noun

spoon

kaşık

I eat soup with a spoon.

Çorbayı kaşıkla içerim.

Please pass me a teaspoon.

Lütfen bana bir çay kaşığı uzatır mısın?

((bir şey)) için kaşık Gevrek için bir kaşığa ihtiyacım var.

Eş anlamlılar: kepçe (büyük olanı için)

Eski İngilizce'de 'tahta parçası' anlamına gelen 'spōn' kelimesinden gelir, çünkü ilk kaşıklar genellikle tahtadan yapılırdı.

Bir şeyi kaşıkladığınızı düşünün. 'Spoon' kelimesindeki 'oo' sesi, aletin şeklini andırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.