verb

spotted

fark etmek, görmek, tespit etmek

I spotted my friend in the crowd.

Arkadaşımı kalabalıkta fark ettim.

Can you spot the difference between these pictures?

Bu resimler arasındaki farkı görebiliyor musun?

to spot ((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) fark etmek She spotted a mistake in the report.

to spot ((sb.)) ((-ing)) (birini bir şey) yaparken görmek He was spotted leaving the building.

Synonyms: notice, see, identify, detect, observe (tr. fark etmek, görmek, tespit etmek)

'spot' isminden gelir. Fikir, bulduğunuz bir şeyi işaretlemek için üzerine 'bir nokta koymak'tır.

Bir şey aradığınızı ve onu bulduğunuzda zihinsel olarak üzerine bir 'nokta' (spot) koyduğunuzu hayal edin. 'I spot it!' (Fark ettim!).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.