verb

sprawl

yayılmak, serilmek, uzanmak

He sprawled out on the sofa.

Kanepenin üzerine yayıldı.

The city sprawls for miles.

Şehir kilometrelerce yayılıyor.

((sth. üzerine)) (bir şeyin) üzerine yayılmak. He sprawled out on the sofa.

((sth. boyunca)) (bir alan) boyunca yayılmak. The city sprawls for miles.

Eş anlamlılar: yayılmak, serilmek, uzanmak; Zıt anlamlılar: büzülmek, çömelmek

Eski İngilizce'de 'çırpınarak hareket etmek' anlamına gelen 'sprēawlian' kelimesinden gelir.

Bir örümceğin sürünerek (crawl) bacaklarını yaydığını (sprawl) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.