verb

spray

püskürtmek, spreylemek, serpmek

She sprayed perfume on her wrist.

Bileğine parfüm sıktı.

He sprayed the wall with paint.

Duvarı boyayla spreyle kapladı.

((sth.)) ((sth. üzerine)) (bir şeyi) (bir şeyin) üzerine püskürtmek. She sprayed perfume on her wrist.

((sth.)) ((sth. ile)) (bir şeyi) (bir şey) ile spreylemek. He sprayed the wall with paint.

Eş anlamlılar: püskürtmek, serpmek, fışkırtmak

Orta Hollandaca'da 'serpmek' anlamına gelen 'sprāien' kelimesinden gelir.

Sprey kutusunun çıkardığı 'pıss' sesine benziyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.