squeeze
Çeviri
sıkmak, suyunu çıkarmak, sarılmak
Örnekler
Squeeze the orange to get the juice.
Suyunu çıkarmak için portakalı sık.
She squeezed his hand affectionately.
Elini şefkatle sıktı.
Can you squeeze past that chair?
O sandalyenin yanından sıkışıp geçebilir misin?
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) sıkmak Suyunu çıkarmak için portakalı sık.
((bir yerin yanından)) sıkışıp geçmek O sandalyenin yanından sıkışıp geçebilir misin?
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Orta İngilizce'deki 'queisen' kelimesinden gelir, kökeni bilinmemektedir, muhtemelen yansıma bir kelimedir.
Hafıza İpuçları
Uzun 'ee' sesi, sıkı bir şekilde tutuyormuşsunuz gibi hissettirir. Bu fiilin eylemi aynı zamanda bir isim de olabilir: 'a squeeze of lemon' (biraz limon sıkma).