verb

stabilise

stabilize etmek, istikrara kavuşturmak, dengelemek

The new measures helped to stabilise the economy.

Yeni önlemler ekonomiyi stabilize etmeye yardımcı oldu.

His condition has now stabilised.

Durumu şimdi stabilize oldu.

((bir şeyi)) stabilize etmek Hükümet sterlini stabilize etmek istiyor.

((bir şey)) stabilize olmak Hastanın durumu stabilize oldu.

Eş anlamlılar: sabitlemek, güvenceye almak, dengelemek; Zıt anlamlılar: destabilise, bozmak

Latince 'stabilis' (sabit, dengeli) kelimesinden gelir. '-ise' eki bir fiil oluşturur.

Bir çocuğun bisikletindeki, onu 'stabilize eden' ve dik tutan yan tekerlekleri (stabilisers) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.