adjective

stagnant

durgun, hareketsiz, kesat

Mosquitoes breed in stagnant water.

Sivrisinekler durgun suda ürer.

The economy has been stagnant for years.

Ekonomi yıllardır durgun.

~ isim akmayan veya gelişmeyen bir şeyi tanımlar Sivrisinekler durgun suda ürer.

~ olmak bir hareketsizlik durumunu tanımlamak için kullanılır Ekonomi yıllardır durgun.

Eş anlamlılar: still, motionless, sluggish; Zıt anlamlılar: flowing, dynamic, active

Latince'de 'havuz, gölet' anlamına gelen ve durgun suyu ifade eden 'stagnum' kelimesinden gelir.

'Durgun' bir göleti, hiçbir şeyin olmadığı bir 'sahne' (stage) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.