noun

stalker

ısrarlı takipçi, musallat olan kimse

She was afraid of her stalker.

Israrlı takipçisinden korkuyordu.

The police arrested the celebrity's stalker.

Polis, ünlünün ısrarlı takipçisini tutukladı.

((sb.'s)) stalker (birinin) ısrarlı takipçisi She reported her stalker to the police.

Synonyms: takipçi, tacizci

'to stalk' (gizlice takip etmek) fiilinden ve eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinden türemiştir.

Birini 'stalk'layan yani takip eden kişiyi düşünün. '-er' eki eylemi yapan kişiyi belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.