verb

stammer

kekelemek

He tends to stammer when he is nervous.

Gergin olduğunda kekeleme eğilimi gösterir.

She stammered an apology.

Kekeleyerek özür diledi.

kekelemek kekeleyerek konuşmak He began to stammer nervously.

((bir şeyi)) kekelemek bir şeyi kekeleyerek söylemek She stammered out a few words of thanks.

Synonyms: stutter, falter

Eski İngilizce 'stamerian' kelimesinden gelir, 'tökezlemek' anlamına gelen bir kökle ilgilidir. Konuşmada tökezleme fikri.

Kelimenin kendi sesi, 'sta-sta-stammer', kekeleyen biri gibi gelebilir, bu da hatırlamayı kolaylaştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.