noun

standing

itibar, konum, statü, sıralama

He has a good standing in the community.

Toplumda iyi bir itibarı var.

It's a problem of long standing.

Bu uzun süredir devam eden bir sorun.

What is the team's standing in the league?

Takımın ligdeki sıralaması nedir?

iyi/yüksek itibar Avukatın kendi alanında yüksek bir itibarı var.

uzun süreli Uzun süreli bir dostlukları var.

bir şeydeki konumu Partideki konumu nedir?

Eş anlamlılar: itibar, statü, rütbe, konum

'to stand' (durmak) fiilinden. Toplumda 'durduğunuz' yer, konumunuz veya itibarınızdır.

İnsanların bir merdivenin farklı basamaklarında durduğunu hayal edin; onların 'standing'i merdivendeki konumlarıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.