noun

standpoint

bakış açısı, görüş, noktai nazar

From a business standpoint, the decision makes sense.

İş açısından bakıldığında, karar mantıklı.

He explained his standpoint on the issue.

Konuyla ilgili bakış açısını açıkladı.

((from a ... standpoint)) ... açısından From a financial standpoint, it's a good investment.

Synonyms: point of view, perspective, viewpoint

'stand' (durmak) + 'point' (nokta) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla, bir şeye bakmak için 'durduğunuz' 'nokta'.

Manzarayı görmek için bir tepede belirli bir 'noktada' 'durduğunuzu' hayal edin. Nerede durduğunuza bağlı olarak manzaranız (bakış açınız) değişir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.