stark
Çeviri
sert, yalın, tam, katı
Örnekler
The room was stark and bare.
Oda sade ve boştu.
It was a stark contrast to her usual style.
Bu, onun her zamanki tarzıyla tam bir tezat oluşturuyordu.
The stark reality of the situation is clear.
Durumun çıplak gerçekliği ortada.
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat)) + ((isim)) sert gerçeklik, tam bir tezat Durumun çıplak gerçekliği ortada.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: yalın, sert, çıplak; Zıt anlamlılar: süslü, dekore edilmiş
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'sert, güçlü, katı' anlamına gelen 'stearc' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
'Stark' bir manzara hayal edin – boş, sert ve dekorasyonsuz.