verb

start

başlamak, başlatmak, hareket etmek, çalıştırmak

Let's start the meeting now.

Hadi toplantıya şimdi başlayalım.

He started the car's engine.

Arabanın motorunu çalıştırdı.

We start for London at 8 am.

Sabah 8'de Londra'ya hareket ediyoruz.

((bir şey)) (bir şeye) başlamak. Let's start the meeting.

((-ing)) (bir şey yapmaya) başlamak. It started raining.

((to-inf)) (bir şey yapmaya) başlamak. She started to feel unwell.

Synonyms: begin, commence; Antonyms: finish, end, stop

Eski İngilizce'de 'sıçramak, aniden hareket etmek' anlamına gelen 'styrtan' kelimesinden gelir.

Her şeyin başladığı bir yarışın 'başlangıç' çizgisini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.