adjective

startling

şaşırtıcı, ürkütücü, hayret verici

The news was quite startling.

Haber oldukça şaşırtıcıydı.

She has a startling resemblance to her mother.

Annesine şaşırtıcı bir benzerliği var.

a startling ((noun)) şaşırtıcı bir (isim) It was a startling discovery.

((sth.)) is startling (bir şey) şaşırtıcıdır The resemblance is startling.

Eş anlamlılar: surprising, shocking, astonishing; Zıt anlamlılar: predictable, expected

'startle' fiiline sıfat olarak kullanılan bir sıfat-fiil oluşturan '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Eğer bir şey sizi 'ürkütüyorsa' (startle), o zaman o şey 'şaşırtıcıdır' (startling).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.