noun

statesmanship

devlet adamlığı, siyasi ustalık

The crisis required great statesmanship.

Kriz, büyük bir devlet adamlığı gerektiriyordu.

She was praised for her statesmanship during the negotiations.

Müzakereler sırasındaki devlet adamlığı nedeniyle övüldü.

statesmanship göstermek/gerektirmek bir ülkeyi yönetme becerisi The crisis required great statesmanship.

Eş anlamlılar: diplomasi, siyasi beceri, devlet idaresi sanatı

'statesman' + '-ship' (bir nitelik, durum veya beceri belirten bir ek). Bir devlet adamının becerisi.

Sondaki '-ship' eki, 'leadership' (liderlik) kelimesindeki gibi '-lik, -lık' anlamına gelir. Yani 'devlet adamlığı'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.