noun

station

istasyon, gar, kanal, merkez

The train arrives at the station.

Tren istasyona varıyor.

I listen to the radio station.

Radyo istasyonunu dinliyorum.

He works at the police station.

Polis karakolunda çalışıyor.

The nurse is at her station.

Hemşire kendi yerinde.

((bir/ ... istasyonu)) (belirli bir amaç için bir yer) Tren istasyonda.

Eş anlamlılar: terminal, depo, durak; görev yeri, pozisyon

Latince 'durma, görev yeri, pozisyon' anlamına gelen 'statio' kelimesinden gelir. 'Stand' (durmak) kelimesiyle ilgilidir.

Bir trenin istasyonda veya bir askerin görev yerinde durduğu gibi, bir şeylerin bir anlığına 'durduğu' bir yer düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.