verb

staying

kalan, konaklayan, durma

We are staying at a hotel.

Bir otelde kalıyoruz.

Staying calm is important.

Sakin kalmak önemlidir.

He is staying for dinner.

Akşam yemeğine kalıyor.

((at/in bir yer)) bir yerde kalmak. We decided to stay at home.

((sıfat)) belirli bir durumda kalmak. Please stay calm.

((with biri)) biriyle kalmak. I'm staying with my aunt for a week.

Eş anlamlılar: remain, wait, linger, reside; Zıt anlamlılar: leave, depart, go.

Eski Fransızca 'ester' (kalmak, durmak) kelimesinin kökü olan 'estai-'den, o da Latince 'stare' (ayakta durmak) kelimesinden gelir.

Bir köpeğe verilen 'Stay!' (Kal!) komutunu düşünün, 'bu noktadan hareket etme' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.