verb

stays

kalır, konaklar, durur

He stays with his parents.

Ailesiyle birlikte kalıyor.

The museum stays open until 6 pm.

Müze akşam 6'ya kadar açık kalır.

She always stays positive.

O her zaman pozitif kalır.

((at/in bir yer)) bir yerde kalmak. We decided to stay at home.

((sıfat)) belirli bir durumda kalmak. Please stay calm.

((with biri)) biriyle kalmak. I'm staying with my aunt for a week.

Eş anlamlılar: remain, wait, linger, reside; Zıt anlamlılar: leave, depart, go.

Eski Fransızca 'ester' (kalmak, durmak) kelimesinin kökü olan 'estai-'den, o da Latince 'stare' (ayakta durmak) kelimesinden gelir.

Bir köpeğe verilen 'Stay!' (Kal!) komutunu düşünün, 'bu noktadan hareket etme' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.