adjective

steady

sabit, istikrarlı, sağlam, düzenli

You need a steady hand to paint.

Boya yapmak için sağlam bir ele ihtiyacın var.

The business has a steady income.

İşletmenin düzenli bir geliri var.

He has a steady girlfriend.

Onun düzenli bir kız arkadaşı var.

steady ((noun)) istikrarlı/sağlam bir ((isim)) Boya yapmak için sağlam bir ele ihtiyacın var.

Eş anlamlılar: stable, firm, constant (istikrarlı, sağlam, sabit); Zıt anlamlılar: unsteady, unstable (istikrarsız, dengesiz)

Eski İngilizce'de 'yer, konum' anlamına gelen 'stede' kelimesinden türeyen 'stedig'den gelir. Kelimenin tam anlamı 'yerinde' demektir.

Sallanmadan veya değişmeden tek bir yerde 'kalan' (stays) bir şey hayal edin. İstikrarlı ve güvenilirdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.