verb

steal

çalmak

Someone tried to steal my wallet.

Birisi cüzdanımı çalmaya çalıştı.

He stole a look at her notes.

Onun notlarına bir göz attı.

The visiting team stole the victory.

Deplasman takımı galibiyeti çaldı.

((bir şeyi)) ((birinden/bir yerden)) (bir şeyi) (birinden/bir yerden) çalmak Dükkandan bir bisiklet çaldı.

((bir bakış)) gizlice bakmak Ona bir bakış attı.

Eş anlamlılar: soymak, aşırmak; Zıt anlamlılar: vermek, iade etmek

Eski İngilizce'deki 'çalmak' anlamına gelen 'stelan' kelimesinden gelir.

'Steal' kelimesi 'steel' (çelik) gibi telaffuz edilir. Bir hırsızın içeri girmek için çelik bir çubuk kullandığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.