adjective

steep

dik, sarp, fahiş

The hill was very steep.

Tepe çok dikti.

There was a steep rise in prices.

Fiyatlarda dik bir artış oldu.

£10 for a coffee is a bit steep.

Bir kahve için 10 sterlin biraz fahiş.

dik bir ((isim)) keskin bir açıyla yükselen veya alçalan We climbed a steep hill.

((fiyat)) fahiş (gayriresmi) pahalı The price of tickets is a bit steep.

Eş anlamlılar: (eğim) sheer, abrupt; (fiyat) expensive, pricey; Zıt anlamlılar: (eğim) gentle, gradual; (fiyat) cheap, reasonable

Eski İngilizce'de 'yüksek, yüce' anlamına gelen 'stēap' kelimesinden gelir.

Çok dik ('steep') bir tepeye tırmandığınızı hayal edin - bu zordur. Ayrıca, hızla ('steeply') yükselen bir fiyat grafiği hayal edin - bu pahalıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.