adjective

stereotypical

kalıplaşmış, basmakalıp, tipik

He fits the stereotypical image of a British gentleman.

İngiliz bir centilmenin kalıplaşmış imajına uyuyor.

That's a very stereotypical view of teenagers.

Bu, gençler hakkında çok basmakalıp bir görüş.

stereotipik bir ((isim)) kalıplaşmış bir ((isim)) He fits the stereotypical image of a British gentleman.

Eş anlamlılar: basmakalıp, klişe, tipik; Zıt anlamlılar: orijinal, alışılmadık

Yunanca 'stereos' (katı) + 'typos' (izlenim) kelimelerinden gelen 'stereotype' (kalıp) ve '-ical' (sıfat eki) birleşiminden oluşur.

Sürekli aynı 'tip' müziği çalan bir 'stereo' düşünün – sabit, değişmeyen bir fikir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.