verb

stick

yapıştırmak, yapışmak, saplamak, bağlı kalmak

Stick the poster on the wall.

Posteri duvara yapıştır.

The mud stuck to my shoes.

Çamur ayakkabılarıma yapıştı.

He stuck his fork into the potato.

Çatalını patatese sapladı.

You must stick to your decision.

Kararına bağlı kalmalısın.

((bir şeyi)) ((bir yere)) (bir şeyi) (bir yere) yapıştırmak Posteri duvara yapıştır.

((bir şeye)) (bir şeye) bağlı kalmak Kararına bağlı kalmalısın.

Synonyms: yapışmak, yapıştırmak, saplamak; Antonyms: ayırmak, çıkarmak

Eski İngilizce'de 'delmek, saplamak' anlamına gelen 'stician' kelimesinden gelir.

Bir yüzeye 'yapışan' (sticks) bir 'sticker' (çıkartma) düşünün. Bu, 'yapışmak' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.