noun

sticks

çubuklar, sopalar, kırsal bölge, taşra

The dog fetched the sticks.

Köpek çubukları getirdi.

They live out in the sticks.

Onlar taşrada yaşıyorlar.

((çoğul isim)) çubuklar The dog fetched the sticks.

in the sticks taşrada They live out in the sticks.

Eş anlamlılar: (odun) branches, twigs; (kırsal) countryside, backwoods

Eski İngilizce 'sticca' (çubuk, dal) kelimesinden gelir. Kırsal anlamı, ağaçlar ve çalılıklarla (çubuklarla) dolu bir alan fikrinden kaynaklanır.

Kırsal anlamı için, etrafta sadece ağaçların ve çubukların olduğu ücra bir yer hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.