sticky
Çeviri
yapışkan, nemli ve sıcak, zor, nahoş
Örnekler
My fingers are sticky from the honey.
Parmaklarım baldan dolayı yapış yapış.
It was a hot and sticky afternoon.
Sıcak ve nemli bir öğleden sonraydı.
He got into a sticky situation.
Zor bir duruma düştü.
Dilbilgisi Kalıpları
sticky ((isim)) yapışkan (isim) My fingers are sticky.
a sticky situation zor bir durum He got into a sticky situation.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: (yapışkan) adhesive, tacky; (hava) humid, muggy; (durum) awkward, difficult
Etimoloji
'Stick' (çubuk) isminden gelir. 'Sticky' olan bir şey, bir şeylere yapışma (sticking) özelliğine sahiptir.
Hafıza İpuçları
Balın her şeye yapıştığını düşünün. Zor ('sticky') bir durum, balın içinde sıkışıp kalmak gibi kolayca çıkamayacağınız bir durumdur.