adjective

stiff

sert, katı, zor, resmi

My neck is stiff this morning.

Bu sabah boynum tutulmuş.

The competition will be stiff.

Rekabet çetin olacak.

He gave a stiff, formal bow.

Sert, resmi bir selam verdi.

Beat the egg whites until stiff.

Yumurta aklarını katılaşana kadar çırpın.

((bir şey)) sert olmak (vücut kısmı) katı olarak tanımlamak Bu sabah boynum tutulmuş.

((bir şey)) çetin olmak (rekabet) zor olarak tanımlamak Rekabet çetin olacak.

Eş anlamlılar: rigid, hard, firm; Zıt anlamlılar: flexible, soft, relaxed

Eski İngilizce'de 'sert, katı' anlamına gelen 'stif' kelimesinden gelir.

Çok sert (stiff) olan ve bükülmeyen bir sopa (staff) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.