verb

stimulate

uyarmak, canlandırmak, teşvik etmek

The government wants to stimulate the economy.

Hükümet ekonomiyi canlandırmak istiyor.

Reading can stimulate a child's imagination.

Okumak bir çocuğun hayal gücünü uyarabilir.

The exhibition stimulated a lot of interest.

Sergi büyük ilgi uyandırdı.

((sth.)) (bir şeyi) canlandırmak, uyarmak Hükümet ekonomiyi canlandırmak istiyor.

((sb.)) ((to do sth.)) (birini bir şey yapmaya) teşvik etmek Makale beni daha fazla düşünmeye teşvik etti.

Synonyms: teşvik etmek, canlandırmak, harekete geçirmek; Antonyms: caydırmak, bastırmak

Latince 'stimulare' (dürtmek, teşvik etmek) kelimesinden gelir, bu da 'stimulus' (sığırları dürtmek için kullanılan sivri uçlu bir sopa) kelimesinden türemiştir.

'Stimulate' etmek, bir aktiviteyi veya ilgiyi 'harekete geçirmektir'. Hareket etmesi için bir şeye dürtmeyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.