verb

stood

durdu

He stood up and left the room.

Ayağa kalkıp odadan ayrıldı.

The castle has stood here for centuries.

Kale yüzyıllardır burada duruyor.

I stood my ground during the argument.

Tartışma sırasında yerimi korudum.

((zarf tümleci)) ayakta durmak Pencerenin yanında durdu.

((sth.)) (bir şeye) katlanmak Gürültüye katlanamıyorum.

Eş anlamlılar: kaldı, dik durdu; Zıt anlamlılar: oturdu, yattı

Eski İngilizce'de 'standan' (ayakta durmak) fiilinin geçmiş zamanı olan 'stōd' kelimesinden gelir. Almanca 'stand' ile ilgilidir.

'Stood', 'wood' (odun) gibi ses çıkarır. Birinin bir odun parçası gibi hareketsiz durduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.