noun

stool

tabure, dışkı

He sat on a high stool at the bar.

Barda yüksek bir tabureye oturdu.

The doctor asked for a stool sample.

Doktor dışkı örneği istedi.

bir tabure arkalığı veya kolçağı olmayan tek kişilik bir oturak Tahta bir tabureye oturdu.

bir dışkı örneği tıbbi testler için az miktarda dışkı Doktor bir dışkı örneği istedi.

Eş anlamlılar (oturak): koltuk, sıra; Eş anlamlılar (tıbbi): dışkı, gaita

Eski İngilizce'de 'koltuk, sandalye' anlamına gelen 'stōl' kelimesinden gelir. Almanca 'Stuhl' (sandalye) ile ilgilidir. Tıbbi anlamı, bir tür portatif tuvalet olan 'close-stool' kullanımından gelir.

İki çok farklı anlamı unutmayın: üzerine oturulan bir tabure ve doktor için bir dışkı örneği. Karıştırmayın!

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.