noun

strength

güç, kuvvet, dayanıklılık, avantaj

She has great physical strength.

Onun müthiş bir fiziksel gücü var.

What is your greatest strength?

En büyük gücünüz nedir?

The strength of the wind was surprising.

Rüzgarın gücü şaşırtıcıydı.

((of sb./sth.)) (birinin/bir şeyin) gücü. The strength of the rope was tested.

((in sth.)) (bir konudaki) güçlü yön. Her greatest strength is her determination.

Eş anlamlılar: power, force; Zıt anlamlılar: weakness

Eski İngilizce'deki 'strong' ile ilişkili olan 'strengþu' kelimesinden gelir.

Bunun 'strong' (güçlü) kelimesinin isim hali olduğunu unutmayın. Kaslarını gösteren güçlü birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.