adjective

strengthening

güçlendirici, kuvvetlendirici, güçlendirme

This is a strengthening exercise for your back.

Bu, sırtınız için güçlendirici bir egzersizdir.

The strengthening of the currency is good news.

Para biriminin güçlenmesi iyi bir haber.

((bir isimden önce sıfat olarak)) güçlendirici. This is a strengthening shampoo.

((isim-fiil olarak)) güçlendirme. The strengthening of our defences is a priority.

Eş anlamlılar: reinforcing, fortifying; Zıt anlamlılar: weakening

'to strengthen' fiilinin şimdiki zaman ortacıdır.

Bu kelime bir şeyi daha güçlü hale getirme eylemini tanımlar. Sıfat olarak 'güçlendirici bir etkiye sahip' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.