adjective

strenuous

yorucu, zahmetli, gayretli

It was a strenuous climb to the top.

Zirveye tırmanış yorucuydu.

He made strenuous efforts to improve his work.

İşini geliştirmek için yoğun çaba sarf etti.

((strenuous)) + isim yorucu. Zirveye tırmanış yorucuydu.

Eş anlamlılar: yorucu, zor, çetin; Zıt anlamlılar: kolay, zahmetsiz

Latince 'çevik, aktif, dinç' anlamına gelen 'strenuus' kelimesinden gelir.

'Strain on us' (üzerimizdeki yük) gibi düşünün - yorucu bir şey üzerimize bir yük bindirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.