noun

stress

stres, baskı, vurgu, gerilim

I'm under a lot of stress at work.

İşte çok stres altındayım.

The stress is on the first syllable.

Vurgu ilk hecededir.

The bridge collapsed under the stress of the weight.

Köprü, ağırlığın gerilimi altında çöktü.

((stres)) altında baskı altında olmak. İşte çok stres altındayım.

((vurgu)) ((sth.)) üzerinde olmak vurguyu göstermek. Vurgu ilk hecededir.

Eş anlamlılar: baskı, gerginlik, gerilim; Zıt anlamlılar: rahatlama, ferahlama

Eski Fransızca 'estrece' (darlık, baskı) kelimesinden, o da Latince 'stringere' (sıkıca çekmek) kelimesinden gelir.

Sıkıca çekilen bir ip düşünün - stres budur. Zihinsel (baskı) veya fiziksel (kuvvet) olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.