adjective

strict

katı, sert, sıkı

My parents are very strict about homework.

Ailem ödev konusunda çok katıdır.

There are strict rules against smoking here.

Burada sigara içmeye karşı katı kurallar var.

He is a strict vegetarian.

O katı bir vejetaryen.

strict ((about sth.)) bir şey hakkında katı Ailem ödev konusunda çok katıdır.

strict ((with sb.)) birine karşı katı Öğretmen öğrencilere karşı katıdır.

a strict ((noun)) katı bir ... Burada sigara içmeye karşı katı kurallar var.

Eş anlamlılar: severe, stern, rigid; Zıt anlamlılar: lenient, relaxed

Latince 'sıkıca çekmek' anlamına gelen 'stringere' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'strictus'tan gelir.

'restrict' (kısıtlamak) kelimesiyle ilgilidir. 'Strict' (katı) kurallar davranışlarınızı 'restrict' (kısıtlar).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.