striking
Çeviri
çarpıcı, göze çarpan, etkileyici
Örnekler
She has a striking resemblance to her mother.
Annesine çarpıcı bir benzerliği var.
The actor has striking good looks.
Aktörün çarpıcı bir yakışıklılığı var.
There is a striking contrast between the two.
İkisi arasında çarpıcı bir tezat var.
Dilbilgisi Kalıpları
çarpıcı bir ((isim)) göze çarpan bir (isim) She has a striking resemblance to her mother.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: dikkat çekici, büyüleyici, göze çarpan; Zıt anlamlılar: sıradan, sade
Etimoloji
'Güçlü bir izlenim bırakmak' anlamındaki 'to strike' fiilinin sıfat-fiil halinden gelir.
Hafıza İpuçları
O kadar güzel veya sıra dışı bir şey hayal edin ki, bir şimşek gibi size 'çarpıyor'.