noun

stripe

çizgi, şerit, yol

A zebra has black and white stripes.

Bir zebranın siyah beyaz çizgileri vardır.

He wore a shirt with blue stripes.

Mavi çizgili bir gömlek giyiyordu.

The sergeant has three stripes on his arm.

Çavuşun kolunda üç şerit var.

((isim)) uzun, dar bir renk şeridi A tiger has black stripes.

((with stripes)) renkli çizgilere sahip He wore a shirt with blue stripes.

Synonyms: band (bant), line (çizgi), streak (iz)

Orta Hollandaca 'strīpe' kelimesinden gelir. 'strip' (şerit) ile ilgilidir. Bir 'stripe', bir renk şeridi gibidir.

Çizgili bir gömlek veya bir kaplanın çizgilerini düşünün. Farklı renkte bir çizgidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.