adjective

stubborn

inatçı, dik kafalı, sert

He is as stubborn as a mule.

Katır gibi inatçıdır.

This is a very stubborn stain.

Bu çok inatçı bir leke.

((sb.)) is stubborn (biri) inatçıdır He is a very stubborn person.

Eş anlamlılar: obstinate, headstrong; Zıt anlamlılar: flexible, compliant

Eski İngilizce'de 'ağaç kütüğü' anlamına gelen 'stybb' kelimesinden gelir, hareket ettirilmesi zor bir şeyi ifade eder.

Bir ağaç 'kütüğünü' (stub) hareket ettirmeye çalıştığınızı hayal edin. 'Stubborn' (inatçı) olur ve kımıldamaz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.