studied
Çeviri
üzerinde çalışılmış, kasıtlı, yapmacık
Örnekler
He answered with studied politeness.
Üzerinde çalışılmış bir nezaketle cevap verdi.
Her casual air was very studied.
Onun rahat tavrı çok yapmacıktı.
Dilbilgisi Kalıpları
((studied)) + isim (... bir) nitelik veya eylem. His speech showed studied indifference.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: kasıtlı, hesaplı, yapmacık; Zıt anlamlılar: doğal, spontane
Etimoloji
'Study' (çalışmak) fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir, önceden düşünülmüş veya 'çalışılmış' bir şeyi ima eder.
Hafıza İpuçları
Repliklerini ve hareketlerini o kadar çok 'çalışmış' bir aktör düşünün ki performansı doğal olmayan veya zorlama görünüyor.