noun

stuff

şeyler, eşya, ıvır zıvır

I have a lot of stuff to do.

Yapacak bir sürü işim var.

Put your stuff in your room.

Eşyalarını odana koy.

((sayılamayan)) bir şeyler, görevler veya fikirler topluluğu. I have lots of stuff to do.

Synonyms: şeyler, eşyalar, malzeme

Eski Fransızca 'malzeme, kumaş' anlamına gelen 'estoffe' kelimesinden gelir. Ayrıca 'doldurmak' anlamına gelen bir fiildir.

Bir bavulu tüm 'eşyalarınızla' (stuff) 'doldurduğunuzu' (to stuff) düşünün. Sayılamayan bir isim olduğunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.