noun

stuffing

iç harcı, dolgu malzemesi

The roast chicken had a sage and onion stuffing.

Kızarmış tavuğun adaçayı ve soğanlı bir iç harcı vardı.

The stuffing is coming out of the old sofa.

Eski kanepenin dolgu malzemesi dışarı çıkıyor.

((...)) için iç harç yemek için bir karışım. We made stuffing for the turkey.

dolgu malzemesi dolgu malzemesi. The teddy bear needs more stuffing.

Eş anlamlılar: dolgu, iç harç

'Doldurmak' anlamına gelen 'to stuff' fiiline isim yapan '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Hindi veya yastık gibi başka bir şeyin içine koyduğunuz 'şey' (stuff) olarak düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.