noun

stump

kütük, güdük, kesik ağaç kökü

He sat on an old tree stump.

Eski bir ağaç kütüğünün üzerine oturdu.

She was left with the stump of a pencil.

Ona bir kurşun kalemin güdüğü kalmıştı.

((bir/o)) kütük ((bir şeyin)) bir şeyin geri kalan kısmı The stump of the tree was very old.

Eşanlamlılar: kütük, ağaç gövdesi

Orta İngilizce'den gelir, Almanca 'stumpf' (küt) ile ilişkilidir.

Üzerine takılıp tökezleyebileceğiniz (stumble) kısa, kalın bir ağaç 'kütüğü' (stump) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.