adjective

sturdy

sağlam, dayanıklı, yapılı

He built a sturdy wooden table.

Sağlam bir ahşap masa yaptı.

She has a sturdy, athletic build.

Sağlam, atletik bir yapısı var.

((bir)) sturdy ((isim)) sağlam (bir) (isim) He built a sturdy wooden table.

Eş anlamlılar: robust, strong, solid; Zıt anlamlılar: flimsy, weak, fragile

Eski Fransızca'da 'sersem, pervasız' anlamına gelen 'estourdi' kelimesinden türemiştir. Anlamı zamanla 'yırtıcı, cesur' ve sonra 'güçlü' olarak değişmiştir.

Rüzgarda hareket etmeyen, güçlü bir gövdeye sahip 'sağlam' bir ağaç düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.