noun

subjects

konular, dersler, denekler, tebaalar

We discussed many subjects at the meeting.

Toplantıda birçok konuyu tartıştık.

Which subjects did you study at university?

Üniversitede hangi dersleri okudun?

The subjects of the experiment were all volunteers.

Deneyin deneklerinin hepsi gönüllüydü.

((birçok/birkaç/vb.)) konu ((many/several/etc.)) subjects Birçok konu hakkında konuştuk. We talked about many subjects.

((bir şeyin)) konuları ((the)) subjects ((of sth.)) Kitabın konuları aşk ve savaştır. The subjects of the book are love and war.

Eş anlamlılar: konular, temalar, meseleler

'Subject' kelimesinin çoğul hali. Latince 'subiectus' (altına konulmuş) kelimesinden. '-s' eki İngilizce'de çoğul belirtir.

Basitçe 'subject' kelimesinin çoğul halidir. Birden fazla konu, okul dersi veya kişi için '-s' ekini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.