noun

substance

madde, cisim, öz, önem

What is this sticky substance?

Bu yapışkan madde nedir?

There is no substance to the rumours.

Söylentilerin hiçbir aslı yok.

The substance of his argument was weak.

Argümanının özü zayıftı.

((bir)) madde belirli bir tür katı, sıvı veya gaz Bu yapışkan madde nedir?

((hiçbir)) aslı ((olmamak)) gerçeklik veya doğruluk payı olmamak Söylentilerin hiçbir aslı yok.

((bir şeyin)) özü en önemli kısmı veya anlamı Argümanının özü zayıftı.

Synonyms: material (malzeme), matter (madde), essence (öz), core (çekirdek)

Latince 'substantia' (varlık, öz) kelimesinden, 'substare'den gelir, bu da 'sub-' (altında) + 'stare' (durmak) demektir. 'Altında duran şey' anlamına gelir.

Her şeyin 'altında duran' bir şey düşünün - gerçek, fiziksel malzeme veya temel fikir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.