noun

succession

ardıllık, veraset, silsile

He had a succession of temporary jobs.

Bir dizi geçici işi oldu.

The line of succession to the throne is clear.

Tahtın veraset sırası bellidir.

She won for the third year in succession.

Üçüncü yıl üst üste kazandı.

a succession of ((sth.)) bir dizi (şey) Bir dizi geçici işi oldu.

in succession art arda Üçüncü yıl üst üste kazandı.

Eş anlamlılar: series, sequence (dizi için); inheritance, accession (unvan devralma için)

Latince 'succedere' (ardından gelmek) kelimesinden, 'sub-' (altında, sonra) + 'cedere' (gitmek).

Bir şeyin diğerini 'takip ettiğini' (succeed) düşünün. Bir kralın oğlu onun yerine geçer; bu 'veraset'tir (succession).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.