verb

succumb

yenik düşmek, boyun eğmek, ölmek

He finally succumbed to temptation and ate the cake.

Sonunda ayartmaya yenik düştü ve keki yedi.

She succumbed to her injuries after the accident.

Kazadan sonra yaralarına yenik düştü.

((bir şeye)) yenik düşmek to succumb to sth. He succumbed to his desire for chocolate.

Synonyms: pes etmek, teslim olmak; Antonyms: direnmek, üstesinden gelmek

Latince 'succumbere' kelimesinden, 'sub-' (altında) + 'cumbere' (yatmak). Kelimenin tam anlamıyla 'altında yatmak'.

Büyük bir ağırlığın veya baskının 'altında yattığınızı' ve daha fazla direnemediğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.