noun

suffering

acı, ızdırap, cefa

The war caused immense suffering.

Savaş büyük acılara neden oldu.

He wants to end the suffering of animals.

Hayvanların acılarına son vermek istiyor.

to cause ((suffering)) acıya neden olmak The war caused immense suffering.

the ((suffering)) of sb./sth. (birinin/bir şeyin) acısı He wants to end the suffering of animals.

Eş anlamlılar: pain, distress, hardship, misery; Zıt anlamlılar: joy, pleasure, comfort

'suffer' fiilinin ulaç hali. '-ing' eki, fiilin eylemini veya sonucunu belirten bir isim oluşturur.

'to suffer' fiilinin sürekli eyleminin bir kavrama, yani acı çekme durumuna dönüştüğünü düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.